İsrail siyasetinde Binyamin Netanyahu’nun önde gelen rakiplerinden biri olarak gösterilen Gadi Eisenkot, eski İsrail Genelkurmay Başkanı ve Yashar Partisi lideridir. Yaklaşık 40 yıl İsrail ordusunda görev yapan Eisenkot, 2015-2019 yılları arasında Genelkurmay Başkanlığı yaptı. Siyasi çizgisinde güvenlik politikaları, hükümetin hesap verebilirliği ve askerlik yükümlülüğünün toplum genelinde eşit uygulanması öne çıkıyor.
Gadi Eisenkot Kimdir?
Gadi Eisenkot, 19 Mayıs 1960’ta İsrail’in Taberiye kentinde dünyaya geldi. Fas’tan İsrail’e göç eden Yahudi bir ailenin çocuğu olan Eisenkot, çocukluk yıllarını Eilat’ta geçirdi. İsrail ordusuna 1978’de Golani Tugayı’nda katıldı ve askerlik kariyerinde farklı komuta görevlerinde bulundu.
Askerî kariyerinde yükselerek İsrail Savunma Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığına getirilen Eisenkot, bu görevini 2015 ile 2019 yılları arasında yürüttü. 2022’de Benny Gantz liderliğindeki Ulusal Birlik Partisi’ne katılarak siyasete girdi. 7 Ekim 2023 saldırılarının ardından kurulan savaş kabinesinde yer alan Eisenkot, Netanyahu hükümetinin savaş yönetimine yönelik eleştirilerinin ardından Haziran 2024’te görevinden ayrıldı.
Eisenkot, daha sonra kendi siyasi hareketi Yashar’ı kurarak Netanyahu’ya karşı muhalefetin öne çıkan isimlerinden biri oldu.
Gadi Eisenkot Müslüman mı, Yahudi mi?
Gadi Eisenkot Müslüman değil, Yahudidir. Fas kökenli Yahudi bir aileden gelen Eisenkot, İsrail’de doğdu ve askerî-siyasi kariyerini bu ülkede sürdürdü. Ailesinin Fas kökeni, onun İsrail toplumundaki Mizrahi Yahudi topluluğuyla ilişkilendirilmesinde öne çıkan unsurlardan biri.
Eisenkot kendisini geleneksel Yahudi kimliğiyle tanımlayan bir siyasetçi olarak biliniyor. Ancak dinî kimliği ile siyasi görüşlerini birbirinden ayırmak gerekiyor; politikaları özellikle İsrail’in güvenliği, askerlik hizmeti ve ülkenin yönetim biçimi üzerine yoğunlaşıyor.
Gadi Eisenkot’un Siyasi Görüşü Nedir?
Gadi Eisenkot’un siyasi çizgisi, güvenlik konularında sert tutumuyla hükümet yönetimi ve iç siyasette değişim çağrılarını bir araya getiriyor. Netanyahu’ya karşı çıkmasına rağmen Eisenkot, Filistin meselesinde ılımlı veya barış yanlısı bir siyasetçi olarak tanımlanamıyor.
Netanyahu hükümetini neden eleştiriyor?
Eisenkot, Netanyahu hükümetini özellikle 7 Ekim 2023 saldırılarının önlenememesi, Gazze’deki savaşın yönetimi ve İsrailli rehinelerin serbest bırakılması konusunda izlenen strateji nedeniyle eleştirdi. Hükümetin karar alma biçimine ve siyasi sorumluluk konusundaki yaklaşımına itiraz eden Eisenkot, 7 Ekim saldırıları öncesindeki güvenlik ve istihbarat başarısızlıklarının kapsamlı biçimde soruşturulmasını savunuyor.
Filistin meselesinde ne düşünüyor?
Eisenkot, Filistin konusunda güvenlik merkezli ve sert bir yaklaşım benimsiyor. 7 Ekim saldırılarının ardından Filistin devletinin kurulmasını mevcut koşullarda uygun görmediğini açıkladı. Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimlerine genel olarak karşı çıkmıyor; ancak belirli yerleşim planlarına, özellikle E1 bölgesindeki genişleme planına itiraz ediyor.
Gazze konusunda Hamas’ın askerî kapasitesinin ortadan kaldırılmasını savunan Eisenkot, İsrail’in güvenlik kontrolünü öncelikli görüyor. Bu tutumları, Netanyahu’ya yönelik siyasi muhalefetinin Filistin politikasında iki lider arasında bütünüyle farklı bir çizgi anlamına gelmediğini gösteriyor.
Askerlik yükümlülüğü konusunda ne savunuyor?
Eisenkot’un öne çıkan iç politika başlıklarından biri, askerlik yükümlülüğünün daha eşit uygulanması. Özellikle ultra-Ortodoks Yahudilere tanınan askerlik muafiyetlerinin sınırlandırılmasını veya kaldırılmasını savunuyor. Bu yaklaşımını, İsrail toplumunda yükümlülüklerin daha adil paylaşılması gerektiği görüşüyle temellendiriyor.
İsrail’in yönetimi ve demokrasi hakkında ne düşünüyor?
Eisenkot, hükümetin hesap verebilirliğinin güçlendirilmesini ve 7 Ekim saldırılarına ilişkin bağımsız bir soruşturma yürütülmesini destekliyor. Netanyahu’nun sağ koalisyon ortaklarının politikalarına karşı çıkıyor ve daha geniş tabanlı bir ulusal birlik hükümeti kurulmasını savunuyor.
Bununla birlikte, siyasi görüşleri güvenlik politikalarında belirgin biçimde milliyetçi ve sert bir çizgi taşıyor. Bu nedenle Eisenkot’un Netanyahu karşıtı olması, onun Filistin politikalarında iki devletli çözümü desteklediği veya İsrail’in askerî yaklaşımından vazgeçtiği anlamına gelmiyor.

Yorumlar
Tüm yorumları gör